En Uysal ve Tatlı Evcil Hayvanlar
Yıllardır hem kendi evimde hem de tanıdıklarımın evinde onlarca farklı hayvanla vakit geçirdim. Bu süre içinde şunu öğrendim: bir hayvanın fotoğrafta ne kadar sevimli göründüğü, onunla aynı evde yaşamanın nasıl olacağı konusunda neredeyse hiçbir şey söylemiyor. Asıl belirleyici olan mizaç. Uysal, sabırlı, insana alışması kolay bir canlıyla yaşamak ile sürekli tetikte, ürkek ya da baskın bir hayvanla yaşamak arasında dağlar kadar fark var. Eğer şu an iki üç seçenek arasında kalıp karşılaştırma yapıyorsanız, aşağıda anlattıklarım kararınızı belirgin şekilde kolaylaştıracak.
Uysallık aslında ne demek?
İnsanlar bana "hangi hayvan daha tatlı" diye sorduğunda genelde tek bir cevap bekliyor. Ama ben deneyimimden şunu söyleyebilirim: uysallık üç ayrı şeyin toplamı. Birincisi tolerans, yani rahatsız edildiğinde tepki verme eşiği. İkincisi sosyal isteklilik, yani insanın yanında olmayı kendi tercihiyle isteyip istememesi. Üçüncüsü ise öğrenme yatkınlığı; çünkü eğitilebilen bir hayvan, sınırlarını öğrendiği için doğal olarak daha az sorun çıkarıyor.
Bu üçü bir araya geldiğinde ortaya karakteri güzel hayvan türleri çıkıyor. Örneğin bir hayvan çok tatlı olabilir ama dokunulmaktan hoşlanmıyorsa, evde çocuk varsa bu ciddi bir uyumsuzluk demek. Tersine, biraz mesafeli görünen ama asla sinirlenmeyen bir hayvan, sakin bir yetişkin için mükemmel olabilir.
- Tolerans yüksek → çocuklu ve kalabalık evler için uygun
- Sosyal isteklilik yüksek → çok yalnız kalmayacak evler için uygun
- Öğrenme yatkınlığı yüksek → ilk kez hayvan besleyecekler için uygun
Köpeklerde uysal ırklar
Köpek tarafında en çok gözlemlediğim ve gerçekten fark ettiğim ırklar Golden Retriever, Labrador Retriever, Cavalier King Charles Spaniel ve Bichon Frise. Golden ile yaşadığım dönemde en çok şaşırdığım şey, misafirler geldiğinde havlamak yerine oturup kuyruk sallamasıydı. Labrador da benzer; ama enerjisi daha yüksek, yürüyüş ihtiyacını karşılamazsanız o uysallık yerini eşya kemirmeye bırakıyor.
Küçük ırklarda durum
Küçük köpeklerin hepsinin sakin olduğu yanılgısı çok yaygın. Aslında bazı küçük ırklar oldukça gergin olabiliyor. Cavalier King Charles Spaniel bu konuda gerçek bir istisna: kucakta durmayı seven, neredeyse hiç saldırgan olmayan bir yapısı var. Bichon Frise ise oyuncu ama saldırganlıktan uzak. Apartmanda yaşıyorsanız bu iki ırk, gürültü açısından da daha az sorun çıkarır — ki apartman uyumluluğu ayrı bir konu ve tek başına araştırılmayı hak ediyor.
Kedilerde mizaç farkı gerçekten büyük
Kedilerde ırk farkını en net hissettiğim an, Ragdoll ile tanıştığım gündü. Kucağa alındığında bebek gibi gevşeyen bir hayvan gördüğümde şaşırmıştım, çünkü daha önce tanıdığım kediler kucaktan kaçardı. Ragdoll, British Shorthair ve Birman benim en uysal bulduğum üç kedi ırkı. Buna karşılık Bengal ya da Siyam gibi ırklar zeki ve etkileşimli ama çok daha talepkâr; sürekli uyarılma isterler ve sesli iletişim kurmayı severler.
| Tür / Irk | Uysallık | Sahiplenmeye yakınlık | Dikkat edilmesi gereken |
|---|---|---|---|
| Golden Retriever | Çok yüksek | Çok yüksek | Egzersiz ihtiyacı fazla |
| Cavalier K.C. Spaniel | Çok yüksek | Yüksek | Yalnız kalmayı sevmez |
| Ragdoll | Çok yüksek | Yüksek | Uzun tüy bakımı |
| British Shorthair | Yüksek | Orta | Kilo alma eğilimi |
| Gine domuzu | Yüksek | Orta | İkili beslenmeyi tercih eder |
| Muhabbet kuşu | Orta-yüksek | Elle beslenirse yüksek | Sabırlı alıştırma gerekir |
Kedi köpek dışındaki sakin seçenekler
Çoğu kişi bu iki türü karşılaştırırken küçük hayvanları hiç düşünmüyor, oysa gine domuzu benim en çok tavsiye ettiğim başlangıç hayvanlarından biri. Isırma eğilimi çok düşük, elinizden yemek almayı öğrenmesi birkaç gün sürüyor ve kucakta sessizce durabiliyor. Hamsterlardan farkı da burada: hamster gece hareketli ve ani uyandırıldığında ısırabiliyor, gine domuzu ise gündüz aktif.
Kuşlarda ise elle beslenmiş bir muhabbet kuşu ya da sultan papağanı, hiç beklemediğiniz kadar sıcakkanlı olabiliyor. Benim sultan papağanım omzuma çıkıp saatlerce orada durmayı alışkanlık edinmişti. Ama şunu dürüstçe söylemeliyim: kafeste büyümüş, insan eli görmemiş bir kuşu evcilleştirmek aylar sürer ve her zaman başarılı olmaz. Yani kuş seçiminde ırk kadar hayvanın geçmişi de önemli.
- Hayvanı almadan önce mutlaka elle temas ettirin, tepkisini gözlemleyin.
- Anne babasını görebiliyorsanız görün; mizaç büyük ölçüde kalıtsal.
- "Uysal ırk" etiketine güvenip bireysel farkı yok saymayın.
- Kendi günlük rutininizi dürüstçe hesaplayın; uysallık ilgisizliğe dayanmaz.
Karar verirken benim kullandığım filtre
Uysal bir hayvan aramak güzel bir başlangıç ama tek kriter olmamalı. Ben dört soruyu üst üste koyuyorum: Evim ne kadar geniş? Günde kaç saat evde oluyorum? Bütçem aylık bakım masrafını kaldırıyor mu? Evde alerjisi olan biri